24 Aralık 2014 Çarşamba

BİR ZAMANLAR...


Eskiye özlem ya da popüler adıyla nostalji günümüzün modern hayatında oldukça sık anılır kavram oldu.
Bu gerçekten özlem duygusu mudur yoksa bugünden düne bir kaçış mıdır? Bilmiyorum ama, benim için eski, geçmiş ve yaşanmış her şey çok değerlidir.  Sadece kendimin değil tanımadığım hayatların dahi yaşam kesitleri bugünün gözlüğünden bakılınca çok anlamlı gelmiştir.

Hadi Barış Akarsu'yu da anarak yazımı paylaşayım sizinle...


Eski dönemlere ait eşyalar, kıyafetler, evler beni hep heyecanlandırmıştır.
Belki de büyüdüğüm şehir Bursa'da saray tarihine ait izler, yaşadığım şehir İzmir'deki çok uluslu kültürel zenginlik eskiye olan ilgimi daha da arttırdı... 
                   
Bu ilgi zamanla bana eski dönemlere ait kitapları bulup, içine dalıp bir nefeste okuma alışkanlığını kazandırdı.

Sadece kitap değil, aile büyüklerinden kalan vintage özellikli eşyaları toplamak da kişisel ilgi alanıma girdi. Eski biblolar, kahve fincanları, çay takımları, şekerlikler benim kıymetlilerim oldu...


Bu merakım İzmir sokaklarında gezerken birçok eski tarihi evleri, köşkleri keşfetmeme ve eski eşya satan dükkanları, antikacıları bulmamı sağladı. Nasıl da keyif alıyorum o dükkanları gezerken, o eski ve artık bulunamayan porselen tabaklara dokunurken, el kesmesi cam vazoları seyrederken, Murano şekerliklerin fiyatlarını sorarken. İşte! diyorum bu mekanlar da benim keyif dükkanıma benziyor, ilgisi olanlar için nasıl da zevk köşeleri buraları... 
                          
Makine değmemiş beyaz iş perdeli Tavan Arası adındaki bu sevimli dükkan Karşıyaka'nın ara bir sokağında (Kilise Sokağı) Bruno Luciano Pallamari'ye ait. Her uğradığımda koleksiyonuma teker teker eklediğim o rengarenk incecik artık üretilmeyen porselen kahve fincanlarının hepsini satın almak istiyorum.

                                            
                     
                                           

                                          

                                         
     
                                         

                                         

                                                            

                                          

     

       

      







İstanbul seyahatlerimde ise her fırsatını bulduğumda İstiklal Caddesi'nde bulunan Suriye Pasajı'na koşar BAY RETRO'yu dolaşırım. Burası dönem dizilerinin ve filmlerinin kostümlerini hazırlayan dünyanın ikinci büyük vintage (ikinci el eşya)  mağazasıdır. '' Öyle Bir Geçer Zaman Ki '', ''Ezel'', ''Hanımın Çiftliği'' gibi popüler dizilerin tüm kostümlerini orada görebilir, dokunabilirsiniz. Oradan çıkmak istemem  ve o dönemlere gider dönerim. İstiklal Caddesi'nin kalabalığına karışınca birden nerede olduğumu hatırlarım ancak; o eski ile yeni arasındaki gidiş gelişler  ayrı bir keyif yolculuğudur benim için...



Keyif dolu günleriniz olsun...


Petek Uluğ

Etiketler: , , , , , , , , ,

6 yorum:

  1. İzmirde'ki Tavan Arası adlı antikacı tam olarak nerede öğrenebilir miyim?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Kilise Sokağı'na girerseniz, sağ tarafta tam çarşı kavşağı'na denk gelen sokakta, sevgili pembe vosvos.

      Sil
  2. Bu eski elbise satan yerler kiralık da veriyor mu? İzmir'dekiler?

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Safiye'cim İzmir'de Kemeraltın'da bu tür yerler var, Kızlarağası Han'ında..

      Sil
  3. Eski evler, vintage ev eşyaları benimde ilgi alanıma girdiği için yazınızı zevkle okudum, fotoğraflar harika.Eski zamanlarda ki zerafet, naiflik, ince işçilik artık malesef yok. Bu tarz dükkanlar da olmasa bu güzelliklerden haberimiz olmayacaktı. İstanbula gelirseniz Horhor ve Çukurcuma da çok güzel dükkanlar var, belki biliyorsunuzdur :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ziyaretiniz ve yorumunuz için çok tesekkür ederim. Çukurcama en bayildiğim koselerdir İstanbul'da. Kendimi kaybederim.

      Sil

Eger yorum yapamıyorsanız, aşağıda "Yorumlama Biçimi" nin yanındaki küçük ok a tıklayarak anonime gelin.Yorumunuzu tekrar gönderin.