12 Ağustos 2014 Salı


Son yıllarda yaz ayları geldiği zaman BODRUM ile ÇEŞME arasında In/Out yazıları başlar. Bu yıl Çeşme dolu, Bodrum boş veya bu yaz Bodrum çok pahalı, İstanbul Çeşme'yi tercih etti şeklinde magazinel haberler yer alır. Basın böyle bir rekabeti yaratır ve körükler.



Halbuki; iki ayağı iki tarafta olan ben yazılanlara şaşarım ve reklam amaçlı bulurum. Çünkü bu iki Ege kasabası farklı güzelliklere rağmen birbirine çok benzer sahillere, paralı kumsallara, kalabalığa ve pahalılığa sahiptir! Çünkü; ikisi de artık İSTANBUL'dur! Bu rekabetin dışında ayrıca kendi içlerinde de kıyasıya bir yarış vardır. Çeşme demek ALAÇATI mı demektir ? ''Yok, hayır asla!'' der Çeşme'nin yerlileri. Hatta vakti zamanında 
''Kim gider Alaçatı'ya?'' dediklerini bile itiraf ederler. Ee öyleyse ILICA mıdır?, DALYAN mıdır? Yeni keşfedilmekte olan Ovacık mıdır? Bence hepsidir. İşte O zaman ÇEŞME'dir.


Gelelim BODRUM'a. ''Bodrum'a geldim ve hiç beğenmedim, Bodrum bitmiş!'' diye söylenen arkadaşlarıma sorarım ''Nereye geldiniz, Nereyi gördünüz?'' diye.Bodrum merkezde kalıp, GÜMBET'ten dışarı çıkmaz iseniz veya ilk aklınıza gelen yer Barlar Sokağı olup, eğlenceyi Halikarnas Disko'da ararsanız siz hala 80'li yılların Bodrum'unda kalmışsınız demektir. Hani; İzmir'e gelip de Kemeraltı'nı görüp ''Çok kalabalık, beğenmedim İzmir'i'' demek gibi haksızlıktır bu bana göre. Ancak Bodrum'un eski halini bilenler saydığım yerleri anılarını yad etmek maksadıyla gezerler sadece...


Gelişen, değişen Bodrum merkez de, bu nedenle yıllar içinde nefes alınacak yeni beldelerini yaratmak zorunda kaldı kendi içinde. Yarımadanın adım adım her bir köşesi ayrı cazibe merkezi haline geldi. Öyle ki; herkese, her kesime ve tatil beklentisine göre değişen konaklama ve eğlence merkezleri ile beraber yaşam alanları da gelişti. 

Türkbükü'nün medyatik ve sosyetik merkez olmasından dolayı magazinel kişileri görmek beklentisiyle  2 saatliğine de olsa uğramadan dönmeyenler olduğu gibi Bitez'in incecik kumlu, mavi bayraklı plajından 2 saat bile ayrılamayanlar da vardır...




Son bir iki yıldır popülaritesini yükselten, değirmenleri ile meşhur, esintisi bol, sevimli, eskinin süngerci köyü Yalıkavak geçen yaz Azeri bir işadamı tarafından satın alınıp, yenilenen marinası ile Avrupa'da adını duyuran belde haline geldi. Ayrıca ÇÖKERTME'den çıkan Halil'in de yeri Yalıkavak'tır! (O türküyü çok severim).



Gümüşi ışıltılar içinde denizine girip, sadece kafasını dinlemek isteyenlerin tercih edeceği hatta minicik köyünün içinde bir akademisi bile bulunan, magazinden uzak durmaya çalışan entellektüel sanatçıların sığındığı Gümüşlük ise tamamen rekabet dışıdır. Kendine has bir tarzı ve sevdalıları vardır.



Neredeyse Bodrum'dan ayrılıp ilçe haline gelecek kadar gelişen Turgutreis bu arada marinası ile apayrı bir tatil beldesi oldu. Sahilinde otururken Yunan adası Kos'un ışıklarını rahatça seyredebilir ve Akyarlar'a kadar uzanan koylarında harika tekne turlarına çıkabilirsiniz...


Tabi yine de Bodrum'u Bodrum yapan Cevat Şakir'in gördüğü an esaretini bile unuttuğu eski adıyla HALİKARNAS'ı Gümbet'siz düşünemem. Palmiyeler ile süslü liman caddesini, sembol haline gelen meşhur Bodrum Kalesini, sünger ve  deri satan dükkanlarını, beyaz badanalı eski Bodrum evlerinin arasından kalabalığı yararak geçtiğiniz  o daracık Barlar Sokağı'nı yok sayamam. Siz bana bakmayın, tatil demek eğlence demek derseniz tam eğlencenin kalbindesiniz demektir. Sabaha kadar devam eden (Geçen yıllarda gece 12 yasağı gelmişti ama!) müzik eşliğinde ünlü Katamaran'a binip denize açılabilirsiniz örneğin. 


Bakın konu Bodrum olunca ne uzun tuttum yazımı. (Belki de en uzunu oldu, kusura bakmayın!) Paylaşacak çok şeyim var, hele magazin haberleri vermeye kalksam, blogum riske girebilir! Çünkü; çok ünlü ve evli sanatçıların ''O benim sevgilim değil!'' diyerek  gazetelerde açıklama yaptıkları gün ben yan masada onları sevgili halinde görünce kendimi sanki magazin yazan bir blogger gibi hissedip, yazıveresim gelir! Ee, olmaz tabii kime ne, hele bana ne? Gazeteci miyim ben?


Keyif Dolu Günleriniz Olsun...

Petek Uluğ








Etiketler: , , , , , , ,

7 yorum:

  1. Kısmetse haftaya Bodrum'dayım Petek Hanım:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Aaa çok güzel,ben İzmir'deyim ama, gelirsem irtibata geçerim sizinle :) mutlaka

      Sil
    2. İnşallah Petek Hanım. Benim de aklımda. Sevgiler.

      Sil
  2. çok güzel bir bodrum yazısı olmuş....keyifle okudum..Ben "Bodrum mu? ı..ıhhh"diyenlerdenim. Ancak keşfetmem gereken çok yerler olduğunu anladım...sevgiler..

    YanıtlayınSil
  3. Ne güzel bir yorum Demet'çim...ziyaretin için de sağol...Ben orada olursam beklerim...

    YanıtlayınSil
  4. Su gibi bir anlatımla ilmek ilmek dokunmuşsunuz / Alaçatı, bodrum, Dalyan, Gümüşlük, Turgutreis, Türkbükü, yalıkavak, Çeşme' ye...
    Teşekkürler Petek hanım.. Emeğinize yüreğimize sağlık..

    YanıtlayınSil
  5. BLOGUMA ZİYARETİNİZ EVİME ZİYARETİNİZ GİBİDİR, BEN TEŞEKKÜR EDERİM...

    YanıtlayınSil

Eger yorum yapamıyorsanız, aşağıda "Yorumlama Biçimi" nin yanındaki küçük ok a tıklayarak anonime gelin.Yorumunuzu tekrar gönderin.