22 Temmuz 2013 Pazartesi


Ziyaretime gelen dükkan misafirlerim bilirler benim can dostum Michael'i. Hele instagramda habire paylaşıp duruyorum onun fotograflarını..

Ne yapayım, oğlumu büyütürken ( Çok sevimli,çok şeker bir bebekti !) öyle bloglar, instagramlar falan yoktu, çek foto,paylaş hemen, dünya alem görsün dönemi değildi. İnsan emekle, sevgiyle ilgilenip, büyüttüğü yani emeğine aşık olduğu şeyleri paylaşmak ister. Bu bir saksı çiçek de olabilir, açması için gözünün içine baktığı orkidesi de olabilir, binbir sabırla yapıp, ortaya çıkardığı bir eseri de olabilir.(Resim,kanaviçe,puzzle,...) Hep dediğim gibi paylaştıkça, çoğalır insan. Acıyı, sıkıntıyı paylaşmak nasıl önemli ise, keyfi, mutluluğu, sevileni paylaşmak konusunda da sessiz kalamaz insan. ( Özel hayat ve mahremiyet hariç, tabii!)


Ee nereden geldim ben buralara şimdi ? Tamam, ben de işte 2.çocuğum gibi özenle büyütüp (40 günlüktü tanıştığımızda), elimle beslediğim poodle cinsi Michael'ımı öyle yeni bebeği olan anneler gibi paylaşıp duruyorum. ''Michael nasıl, neler yapıyor ?'' diye soranlara (Ki çok hoşuma gidiyor çünkü o da ailemizin bir ferdi! ) hemen ipad den sıra sıra fotolarını gösteriveriyorum. Beni anlayabilmeniz için ancak evinizde bir can dostunuz olmalı! Çünkü ben yıllarca evcil hayvanı onları hiç anlamamışım. Anladığımı zannettiğim zamanlarda bile abarttıklarını düşünmüş, o kadar da olmaz demişim !!! Bana Michael çok şey öğretti hatta eğitti bu konuda. Anlamak ile içinde yaşamanın ayrı şeyler olduğunu öğretti örneğin. ''Ay ben yapamam !'' denilen bir şeyin İSTENİLDİKTEN SONRA GAYET GÜZEL YAPILABİLECEĞİNİ ÖĞRETTİ. 




Doğada bizlerden başka canlıların da olduğunu, yıllarca sokakta gördüğüm kedi, köpeğin de ortak yaşam alanlarımızda olduğunu öğretti. ZOR DİYE BİR ŞEY OLMADIĞINI, OLAYI ZORLAŞTIRANIN KAFAMIZDAKİ DÜŞÜNCELERİMİZ olduğunu öğretti. Yani yıllarca gençlere yabancı bir dili konuşarak öğreten bana, Michael çok kısa bir sürede birçok şeyi konuşamadan öğretti. Ne garip değil mi?




Şimdi O, evimizde benim, eşimin ve oğlumun hatta tüm ailemizin stres topu, eve gelişimizden ruh halimizi anlayıp, tüm yorgunluğumuzu alır. Ya üzerimize hiç gelmez ya da tepemizden inmez. ''Tamam'' denilince durur, ''Haydi'' denilince çıldırır. Ee biz de yıllar sonra aramıza katılan bu sevimli şeye bebek muamelesi yapınca tabii, al bize bir oyuncak oldu. Oyuncak dedim aslında Michael'ın türü gerçekten oyuncak. Yani Toy Poodle. Süs türlerinden değil, sokakta çoğu kez oyuncak zannedenler bile oluyor. Hele eşimin kucağındayken ''Aa oyuncak zannettik!'' dediklerinde eşimin nasıl bozulduğunu tahmin edersiniz...



Bugünlük çok uzun oldu. Bir sonraki yazımda TOY POODLE cinslerinin ortak özelliklerini paylaşacağım sizlerle. Çünkü soran, merak eden çok arkadaşım var ve Michael'ı tanıdıktan sonra aynı cinsten onlar da can dostlarına sahip oldular !


                                 Michael kuzeni Sarp ile..




Keyif dolu, sevginizi paylaşabileceğiniz dostlarınızla dolu günleriniz olsun...

Etiketler: , , , , ,

12 yorum:

  1. Allah bağışlasın çok güzel bir köpek :)

    YanıtlaSil
  2. Teşekkür ederim Merve'cim.Gerçekten sevimli bir dost...

    YanıtlaSil
  3. hava sıcak, haberler çok sıcak...yaşam çok sıcak bazen yakıp geçiyor sırf bu yüzden... amaaa şu yazıyı okumak, resimlere bakmak nasıl serinletti nasıl da iyi geldi...teşekkürler

    YanıtlaSil
  4. Sevgili adsız, ne güzel yazmışsın. Benim de yorumunu okuyunca içim açıldı. Kimsin acaba ? Neyse hiç önemi yok.Misafirimsin, beğenmişsin, keyif almışsın yeter bana...Teşekkürler...

    YanıtlaSil
  5. Gerçekten dediğiniz gibi, insan bir evcil hayvan sahibi olmadan anlayamıyor size muhtaç bir şeye verebileceğiniz sevginin ne kadar büyük olduğunu, Michael çokkk tatlı ben oyuncak sandım:)

    YanıtlaSil
  6. Çok tatlı, oyuncak gibi tüyleri çok muntazam:) İnsanın sevmekten başka şansı kalmıyor:)

    YanıtlaSil
  7. Evet, Oguz'cum. Sevmemek mümkün değil, sevdirmek için her şeyi yapıyor ve tek beklentisi de o zaten. Teşekkürler ziyaretin için...

    YanıtlaSil
  8. Gizem'cim işte söylemek istediğim buydu. Anlaşılamayabilir.Onunla yaşamak lazım.Teşekkür ederim. Sevgilerimle...

    YanıtlaSil
  9. Ayy nasıl sevimli :) Birde öylesine bakmıyor, resmen poz veriyor, sanki anlıyor fotoğraf çekildiğini, çok güldüm çok sevmek istedim birden:)
    Ona aileden biri gibi davrandığınızı hissettiği için çok mutludur bence. "aman evde bir hayvan olsun" düşüncesi ile alınan canlılar mutlu olamıyor ben bunu çok gözlemledim.
    O zaman ara-ara bu sevimli oyuncağın yeni fotoğraflarını görmek isteriz burada, poz vermeyi de çok iyi biliyor nasılsa :))

    YanıtlaSil
  10. İşte bu sebeble yıllar sonra gerçekten dost sıfatıyla katıldı aramıza Michael , Zeynep'cim.Oğlum çocukken istediği zaman bile hayır dedim. Oyalasın veya oyun arkadaşı olarak düşünülecek bir canlı değil. Ama şimdi hepimizin üzerine titrediği ve gerçekten sorumluluk gerektiren bir canlı o, bize muhtaç.Teşekkür ederim. Sevgilerimi yolluyorum sana ve Bursa'ya...

    YanıtlaSil
  11. Annem izin vermiyor ama ben para biriktirip almak istiyorum ve yapacağım.

    YanıtlaSil

Eger yorum yapamıyorsanız, aşağıda "Yorumlama Biçimi" nin yanındaki küçük ok a tıklayarak anonime gelin.Yorumunuzu tekrar gönderin.