26 Mayıs 2013 Pazar



Son yayınımda sizlere '' Çiçeklerin de modası vardır '' demiştim ya ,işte bakın şimdi de hastalıkların da trendleri vardır diyorum . Her gün gelişmekte olan tıp alanında  da adeta bu trendleri takip eden hastalar ve hastalıklar var.
Başağrısı migrene, Başdönmesi vertigoya, Ülser reflüye, Bunaklık Alzheimera ( Tıbben farklılık gösterse de, halk arasında ) dönmedi mi? Vee, şimdi en son tanıştığımız, yeni hastalığımızın adı '' BURN OUT SENDROMU '' yani ; ''TÜKENMİŞLİK SENDROMU ''.



Son günlerde bu hastalıkla bizi sevgili Hürrem Meryem Uzerli tanıştırdı. Yoğun çalışma temposuna dayanamayarak bu hastalığa yakalanmış ve bir süre için  Almanya'ya dönmüş...( Ee çekimler de iptal olmuş ! ) 


Aslında bu sendrom herkesin başına, her zaman gelebilen her şeyden uzaklaşıp, kaçmak isteyecek kadar hiçbir şey yapmaktan keyif alamayacak hale gelme durumu. Çok mu sıra dışı ? Yok,hayır...Çocuktan, öğrenciye, ergenden, yetişkine kadar geniş bir hasta kitlesi olabilir bu sendromun.

Yani hayatınızın herhangi bir döneminde kendinizi tükenmiş, hiçbir şeyden zevk alamaz ve ilgi duymaz hale gelebilirsiniz hem de nedensiz ve gereksiz yere...

Ben de sağlık ve tıbba pek meraklı biri olarak üşenmedim  ve neymiş diye detaylarını araştırdım, uzmanlardan aldığım bilgiler göre...

Eğer bu soruların hepsine EVET cevabını veriyorsanız; aman DİKKATLİ olun derim belki de BURN OUT durumundasınız! 


-  Çok yoğun çalışma hayatınız varsa,

-  Kendinizi sürekli yorgun hissediyorsanız,

-  İşinize karşı sürekli isteksizseniz,

-  Yeterli uyumanıza rağmen uykusuzsanız,

-  Yoğun başağrıları, kas ağrıları ve bağırsak düzensizlikleri              yaşıyorsanız,

- Hep gergin, olumsuz, mutsuz ve öfkeli iseniz,

- Mükemmelliyetçi bir kişiliğiniz varsa ,

- Görev bilinciniz çok yüksekse, kendinizi hep sorumlu hissediyorsanız,

- Sosyal ilişkilerde zayıf ve zorlanıyorsanız.

Peki hastalık varsa , dermanı da olur misali baktık ki bu sendromlar bizde var hemen tedbirlerimizi almalıymışız.


- İş dışı alanlarda kendinize keyif alacağınız hobiler bulun. ( Derhal kendinize bir BLOG açın ! )

- Çocuklar ve evcil hayvanlarla oynayın. ( İyi ki Michael ve 3 yaşında bir yeğenim var ! )



- Yapabiliyorsanız sorumluluklarınızı biraz olsun azaltıp, iş yükünüzü hafifletin. ( Sınav kağıtlarını öğrencilere dağıtıp, onlara mı okutsam acaba ? ! )

- Mükemmel olmaktan vazgeçin. (  Olunamayacağını zamanla öğrendim zaten ! )

- Dış mekanlara çıkın, doğada vakit geçirin. ( Ege'de yaşayan biri için bu çok kolay ! )



Bakın ben tedbirlerimi aldım. Siz de alın ki bu yeni moda hastalığa yakalanmayın. Ama ben trendleri takip etmeyi çok severim derseniz ; onu bilemem !





Hastalıksız, Keyif Dolu Günleriniz Olsun...



Kaynak : Google

Etiketler: , , , , , ,

20 yorum:

  1. Sabah sabah harika bir yazi olmus:) Bu ne sabahi bu saatte deme, Burn Out olmusum:))))Yaa saka bir yana ben hep depresyon da neymis, stress de neymis, ben oyle bilmedigim yerlere girmem derdim, taakiii bu troid'le tanisana kadar :( Neyseki ilaclar duzeltiyor beni:) Ama haklisin bu hastaliklari takip eden yakalananlar var, cok komikler yaa:) Dikkatimi ceken sey burn out'u calisanlar oluyor galiba, ben calismiyorum o zaman rahatim mi demek? :))))

    YanıtlaSil
  2. ımm yine güzel bir yazı olmuş,
    yani öss döneminde, master döneminde bende de olmuştu,
    aslında dediğiniz gibi herkesin başına gelen normal bir durum :)
    İyi ki blog var diyorum, blog sayesinde hem kendime bir alan oluşturmuş oluyor, hem farklı insanlarla karşılaşmış fikir alışverişi yapmış oluyorum :)
    Diğerleri de hayat felsefesi için geçerli :)
    Ellerinize sağlık.

    YanıtlaSil
  3. Hoşgeldiniz, Mevlüde Hanım, zaten sizden ses çıkmayınca sizi merak ediyorum ben...Ama tiroid zor bir durum haklısınız fakat bana göre siz pozitif yaklaşımınızla onu hallediyorsunuzdur, eminim...Teşekkürler. Ayrıca iş hayatınızın olmasına gerek yok, ev hanımlığı, annelik yada evlilik gibi durumlar zaten başlı başına sendromlar...

    YanıtlaSil
  4. Yapılacaklardan bir tanesi eksik acilen onu yerine getirmem lazım.. Dış mekanlar ve doğa... Yazı çok bilgilendirici olmuş teşekkürler:)

    YanıtlaSil
  5. Hilal'cim senin de yorumun her zamanki gibi çok güzel...Çok haklısın tamamen hayata bakış ve kişilik yapısı ile de ilgili bir durum...Sorunlara yaklaşım yani birer tarzdır yaşama karşı...teşekkür ederim...

    YanıtlaSil
  6. Ben iyisimi, iyiki ziyaret ediyor beni. Teşekkürler...İyi ki paylaşımlar içindeyiz ve bloglar sayesinde keyifli iletişim kurabiliyoruz veee sendromlara yakalanmamaya çalışıyoruz.

    YanıtlaSil
  7. Ben de dun ögrendim meryem uzerlinin durumunu. Kim de yok ki bu sikayetlerin bir cogu. Gercekten bilgilendirici olmus. Ellerinize sağlık

    YanıtlaSil
  8. Süper bir yazı olmuş,bence herkes okumalı..O kadar çok kişi bilmeden bu sendromun pençesindeki..sevgiler..

    YanıtlaSil
  9. Teşekkür ederim.ne güzel yorum yapmışsınız...en güzeli bu sendroma yakalanmayacak kadar yaşam enerjimizi korumak...

    YanıtlaSil
  10. Oguz'cum çok teşekkür ederim özellikle sen sınavlara hazırlanıyorsun...zaman zaman yaşayabilirsin. Ama güzel blogun sayesinde hemen atlatırsın eminim...

    YanıtlaSil
  11. amanın türkiyede çalışıpda bu hastalığa yakalanmamak mümkünmü

    YanıtlaSil
  12. Beni yılda en az 2 kere vurur bu durum, hemen kaçarım ben de olağan ortamdan. Değişiklik her zaman işe yarar. Yenilenirim dönerim. Kesinlikle arada hayata es vermek gerek. Bu ara Michael süper tatlı yahu!

    YanıtlaSil
  13. Sinem'cim yenilenip tekrar donebilmek de cok güzel sen kendi yõnetïminï biliyo sun demek ki . Nolur luna yi daha cok paylas bizlerle

    YanıtlaSil
  14. Ne güzel yazmışsınız, bende geçen gün hastanede sıra beklerken Nöroloji kliniğinde bir hasta ile Doktor arasında geçen konuşmayı duyup öyle öğrendim bu hastalığı.
    Aslında bizlere hiçte uzak değilmiş.
    Azıcık bir gaflet anımızda hemen gelip yerleşebilirmiş bizim vücudumuza.
    Doktor çok ciddi bir şekilde anlatınca bende korktum ve hemen neler yapabilirim diye bir liste çıkardım kendime, sizin yazdığınız gibi :)
    Hastalıklar uzak dursun hepimizden..

    YanıtlaSil
  15. Hoş geldin zeynep . En onemlisi yasam enerjisini kaybetmemek teşekkür ler.

    YanıtlaSil
  16. Ben de tükendim.Hele şu sıralar.Hastaneye bile yattım.Tek başınaysanız dediğiniz zora yakın.

    YanıtlaSil
  17. Aman bahçe perim.Sakın tükenme, hemen toparla kendini,hiç tanımadığım halde çok pozitif biri olduğunu düşünüyorum. Biraz zaman tanı kendine ve halledeceğine inan. Sakın bırakma !

    YanıtlaSil
  18. Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.

    YanıtlaSil

Eger yorum yapamıyorsanız, aşağıda "Yorumlama Biçimi" nin yanındaki küçük ok a tıklayarak anonime gelin.Yorumunuzu tekrar gönderin.